Müziğin Birleştirdiği İnsanlar: Social Inclusion for New Generations
İlk Erasmus+ projem ve aynı zamanda ilk yurt dışı deneyimim olan Social Inclusion for New Generations, bana sosyal kapsayıcılığın yalnızca bir kavram olmadığını gösterdi. Câmpina'da müzik, kültürlerarası öğrenme, okul ziyaretleri ve ortak üretim üzerinden farklılıkların insanlar arasında nasıl güçlü bağlara dönüşebildiğini deneyimledim.
Bazı deneyimler vardır, bittikten sonra bile hayatınızın bir yerinde yaşamaya devam eder. Social Inclusion for New Generations projesi benim için tam olarak böyle bir deneyim oldu.
Bu proje benim ilk Erasmus+ projem ve aynı zamanda ilk yurt dışına çıkma deneyimimdi. Bu yüzden benim için daha başlamadan bile ayrı bir anlam taşıyordu. Fakat projenin sonunda dönüp baktığımda bunun yalnızca ilk yurt dışı deneyimim olmadığını, aynı zamanda kendimi, insanları ve farklı kültürleri daha yakından tanımaya başladığım önemli bir süreç olduğunu fark ettim.
Projenin temel amacı, insanların toplumun bir parçası olduklarını hissetmelerini sağlamak ve sosyal dışlanmanın önüne geçmekti. İnsanların kendilerini güvende, değerli ve ait hissetmesinin ne kadar önemli olduğunu farklı etkinlikler ve deneyimler üzerinden ele aldık.
Çalışmalarımızın geleneksel eğitimden farklı olarak deneyim yoluyla öğrenmeye dayanması da benim için oldukça önemliydi. Bir konuyu sadece dinlemek yerine onu yaşayarak, uygulayarak ve sonrasında üzerine düşünerek öğrenmek, öğrendiklerimin çok daha kalıcı olmasını sağladı.
Sanırım bu yüzden, kısa sayılabilecek bir sürede kendimi sanki çok daha uzun bir yolculuktan geçmiş gibi hissettim.
Câmpina'ya İlk Adım
Câmpina'ya akşam saatlerine doğru vardık. Yolculuğun yorgunluğu nedeniyle biraz dinlendik. Romanya ekibinin bizim yorgun olduğumuzu fark edip yemek söylemesi benim için çok güzel bir jestti. Daha ilk günden kendimizi düşünülmüş ve karşılanmış hissettik.
Akşam olduğunda İspanyol ekiple tanıştık. Henüz birbirimizi yeni tanıyor olsak da kısa sürede kaynaşmaya başladık.
Benim için Erasmus deneyimi aslında daha ilk geceden başlamıştı. Çünkü hayatımda ilk kez farklı bir ülkede, farklı kültürlerden insanlarla aynı ortamda bulunuyordum. İçimde hem merak hem de biraz heyecan vardı.
İlk Tanışmalar ve Müziğin Başlangıcı
Ertesi gün boyunca tanışma etkinlikleri yaptık. Etkinliklerin eğlenceli olması, ilk baştaki çekingenliği hızlı bir şekilde ortadan kaldırdı.
Koordinatörümüz Carla'nın herkesi sürece dahil etmek için gösterdiği çaba özellikle dikkatimi çekti. Kimsenin grubun dışında kalmaması için sürekli iletişim kuruyor, insanları birbirleriyle tanıştırıyor ve herkesin etkinliklere katılmasını sağlıyordu.
Bu sayede kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurmaya başladık. Günün benim için en güzel taraflarından biri de yeni tanıştığımız arkadaşlarla birlikte bolca müzik yapmamızdı.
Erasmus+ ve Yeni Kültürlerle Tanışmak
Projenin eğlenceli etkinlikleri devam ederken Erasmus+ hakkında detaylı bir sunum da dinledik. Programın nasıl işlediği, projelerin amacı ve gençlere sunduğu fırsatlar hakkında daha fazla bilgi sahibi oldum.
Daha önce yalnızca katılımcı olarak bildiğim bir programın arkasındaki yapıyı anlamaya başlamıştım.
Akşam ise Bulgaristan'ın kültürel gecesi vardı. Gelenekleri, dansları ve yemekleri tanıdık. Birlikte dans ettik, farklı tatları denedik ve eğlendik.
Sonraki günlerden birinde Litvanya'nın kültürel gecesine katıldık. Litvanya hakkında daha önce çok fazla şey bilmediğimi fark ettim. Gelenekleri, yemekleri ve kültürleri hakkında birçok yeni şey öğrendim.
Her gece başka bir ülkeyi tanımak, projenin benim için en özel taraflarından biri olmaya başlamıştı.
Bir Dakikada Bir Mesaj Anlatmak
Yaptığımız etkinliklerden biri, yalnızca bir dakika içerisinde etkileyici ve mesaj içeren bir video üretmekti.
Türkiye ekibi olarak Manga'nın We Could Be the Same şarkısını söyleyerek kendi videomuzu hazırladık.
Kısıtlı bir sürede bir fikir geliştirmek, bunu görsel ve müzikle desteklemek ve ortak bir ürün ortaya çıkarmak oldukça yaratıcı bir deneyimdi.
Sosyal Kapsayıcılığı Gerçekten Düşünmek
Bir başka çalışmada kendi ülkelerimizdeki dezavantajlı gruplar üzerine düşündük ve hazırladığımız sunumları birbirimizle paylaştık.
Herkesin toplum içerisinde aynı imkânlara sahip olmadığını, bazı insanların eğitim, ekonomik durum, kültür, sosyal çevre veya başka nedenlerle toplumun dışında kalabildiğini konuştuk.
Bu çalışma projenin ana fikrini daha iyi anlamamı sağladı.
Akşam İspanya'nın kültürel gecesinde Latin müzikleri eşliğinde dans ederken, birkaç gün içerisinde ne kadar farklı müzik ve kültürle karşılaştığımızı düşündüm. Bu deneyimler benim müziğe bakışımı da değiştirmeye başlamıştı.
Bükreş'te Bir Gün
Bir günümüzü proje etkinliklerine ara vererek Bükreş'i keşfetmeye ayırdık. Böylece Romanya'yı yalnızca kaldığımız şehir üzerinden değil, başkenti üzerinden de tanıma fırsatı bulduk.
Gün içerisinde Avrupa Birliği ile ilgili bir sunum dinledik. Sonrasında şehri keşfetmeye başladık. Farklı sokaklarda yürümek, çevreyi gözlemlemek, yeni yerler görmek ve proje arkadaşlarımızla birlikte vakit geçirmek oldukça keyifliydi.
Benim için bu günün başka bir önemi daha vardı. İlk kez yurt dışında kendi başıma hareket ediyor, farklı bir şehirde yeni bir çevreyi deneyimliyordum.
Câmpina'daki Okullar ve Çocuklarla Müzik
Projenin en anlamlı günlerinden biri okul ziyaretleriydi. İlkokullardan başlayarak Câmpina'daki farklı eğitim kademelerindeki okulları ziyaret ettik.
Öğrencilere projemizin amacını anlattık ve onlarla birlikte bolca müzik yaptık. Burada sosyal kapsayıcılık fikrini sadece konuşmadık, doğrudan deneyimledik.
Farklı yaş gruplarındaki çocuklarla iletişim kurmak, birlikte müzik yapmak ve onların tepkilerini görmek çok güzeldi.
Aynı zamanda Uluslararası Dünya Çocuklar Günü kapsamında ilçe halkına meydanda bir konser verdik.
Akşam İtalya'nın kültürel gecesine katıldık. Yeni bir kültürü daha tanıdık, geleneksel yemekleri tattık ve müzik eşliğinde birlikte vakit geçirdik.
Kendi Şirketimizi Kurmak
Sonraki etkinliklerden biri benim için oldukça farklıydı. Kendi şirketimizi kurduğumuz ve bu şirketi pazarlamaya çalıştığımız bir çalışma yaptık.
Şirketimiz için marka müziği ve afiş tasarladık, ardından hazırladıklarımızı sunduk.
Bu etkinlik sayesinde sadece yaratıcılığımızı kullanmadık; ekip çalışması, sunum, fikir geliştirme ve bir fikri başkalarına anlatma konusunda da deneyim kazandık.
Bu Kez Kendi Kültürümüzü Anlatmak
Proje boyunca farklı ülkelerin kültürel gecelerine katılmış, onların yemeklerini tatmış, müziklerini dinlemiş ve danslarını öğrenmiştik. Sonunda sıra Türkiye'yi anlatmaya geldi.
Kendi kültürümüzü, müziğimizi ve geleneklerimizi diğer katılımcılarla paylaşmak bizim için oldukça önemliydi.
Bu süreç bana kültürel paylaşımın tek taraflı olmadığını gösterdi. Başka kültürleri öğrenirken kendi kültürünüzü de yeniden keşfediyorsunuz.
Günlük hayatınızda sıradan gördüğünüz bir gelenek veya müzik, başka bir ülkeden gelen biri için oldukça ilginç olabiliyor. Bu da kendi kültürünüze dışarıdan bakmanızı sağlıyor.
Büyük Konser İçin Hazırlık
Projenin sonuna yaklaştıkça büyük konser için hazırlıklarımız yoğunlaştı. Gün boyunca çalıştık ve İtalya ekibiyle birlikte ortak şarkılar hazırladık.
Farklı ülkelerden insanların aynı şarkıyı hazırlaması aslında projenin bütün sürecini özetleyen bir deneyimdi.
Başlangıçta birbirimizi tanımıyorduk. Farklı diller konuşuyor, farklı müzikler dinliyor ve farklı kültürlerden geliyorduk. Şimdi ise aynı sahnede birlikte şarkı söylemeye hazırlanıyorduk.
Polonya'nın kültürel gecesi de bu sürecin bir başka parçasıydı. Her yeni kültürle tanıştıkça dünyaya baktığım pencerenin biraz daha genişlediğini hissediyordum.
Büyük Sahneye Doğru
Konser günü geldiğinde günün büyük bölümünü provalarla geçirdik. Ardından büyük sahneye geçerek ses kontrolü yaptık.
Konserimizin teması tarih, dört büyük element ve kültürler üzerine kuruluydu. Günler boyunca öğrendiğimiz, ürettiğimiz ve birlikte çalıştığımız şeyleri bu sahnede bir araya getirdik.
Konseri bölge halkına sunduk.
Vedalar
Projenin sonuna geldiğimizde ilk gün yaptığımız tanışma etkinliklerinin tam tersini yaptık. Bu kez tanışmıyor, vedalaşıyorduk.
Açıkçası kolay olmadı. Birkaç gün önce hiç tanımadığımız insanların artık hayatımızda önemli bir yere sahip olduğunu fark etmek oldukça duygusal bir andı.
Birlikte geçirdiğimiz zaman boyunca sadece etkinliklere katılmamıştık. Birlikte yemek yemiş, müzik yapmış, dans etmiş, gezmiş, konuşmuş, gülmüş ve bazen yorulmuştuk.
Bu nedenle vedalaşmak sadece bir projenin bitmesi anlamına gelmiyordu. Birlikte oluşturduğumuz günlük hayatın sona ermesi anlamına geliyordu.
Romanya'nın kültürel gecesiyle proje sürecimizi tamamladık. Başlangıçta bizi karşılayan ülkenin kültürünü daha yakından tanıyarak vedalaşmak güzel bir kapanış oldu.
Eve Dönerken Yanımda Ne Götürdüm?
Romanya'dan ayrılırken yanımda yalnızca kıyafetlerimin olduğu bir bavul yoktu. Bir de anı bavulum vardı.
Bu benim ilk Erasmus+ projemdi. Hatta ilk kez yurt dışına çıkmıştım. Proje başlamadan önce bunun benim için ne kadar büyük bir deneyime dönüşeceğini tam olarak tahmin edemiyordum.
Farklı kültürlerden, benim yaşlarımdaki insanlarla tanıştım. Onlarla uzun uzun konuşma, hayatlarını ve dünyaya bakışlarını dinleme fırsatı buldum.
Her gece farklı bir ülkenin kültürel gecesine katıldım. Daha önce hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediğim ülkelerin geleneklerini, yemeklerini, müziklerini ve kültürel özelliklerini tanıdım.
Müzikle ilgili de kendimi hiç beklemediğim kadar geliştirdim. Farklı ülkelerin etnik melodilerini dinledim, onların müziğe nasıl yaklaştığını gördüm ve müziğin insanlar arasındaki iletişimi ne kadar kolaylaştırabildiğine şahit oldum.
Farklı bir ülkede yaşamak, farklı kültürlerden insanlarla konuşmak ve onların hayatlarını dinlemek bana kendi hayatımı da dışarıdan değerlendirme fırsatı verdi.
Bu proje sayesinde sadece başka ülkeler hakkında değil, kendim hakkında da çok şey öğrendim.
Bir Erasmus+ Projesinden Daha Fazlası
Social Inclusion for New Generations benim için sadece bir Erasmus+ projesi değildi.
İlk yurt dışı deneyimimdi. İlk kez bu kadar farklı kültürden insanla aynı ortamda yaşadım. İlk kez müziğin farklı insanlar arasında nasıl güçlü bir iletişim aracı olabileceğini bu kadar yakından deneyimledim.
İki hafta içerisinde sanki iki yıl yaşamış kadar çok şey öğrendiğimi söyleyebilirim.
Bu deneyim bana toplumun bir parçası olmanın, kendini değerli ve ait hissetmenin ne kadar önemli olduğunu gösterdi.
En önemlisi, farklılıklarımızın bizi ayırmak zorunda olmadığını öğrendim. Bazen bir şarkı, bazen bir dans, bazen ortak bir kahkaha, bazen de sadece aynı masada oturup sohbet etmek insanlar arasında büyük bir bağ kurabiliyor.
Romanya'dan ayrılırken bavulumda kıyafetlerimin yanında çok daha değerli şeyler vardı: Yeni arkadaşlıklar, farklı kültürlerden öğrendiğim hikâyeler, müziklerle dolu anılar ve dünyaya artık biraz daha farklı baktığımı gösteren bir deneyim.
Ben Câmpina'ya bir Erasmus+ projesine katılmak için gitmiştim. Ama oradan çok daha fazlasıyla döndüm.
Social Inclusion for New Generations Erasmus+ Proje Katılımcısı Yücel Kültür Vakfı Genç Sayfa Erasmus+ Deneyim Yazıları