Granada'da Girişimcilik ve Yeni Bir Başlangıç: Empower Tomorrow's Entrepreneurs
İlk kez yurt dışında kendi başıma hareket ettiğim bu Erasmus+ deneyiminde girişimciliği yalnızca bir iş fikri geliştirmek olarak değil; ihtiyaçları fark etmek, fikir üretmek, birlikte çalışmak ve kendini doğru ifade etmek olarak yeniden keşfettim.

17-24 Haziran 2025 tarihleri arasında İspanya'nın Granada şehrinde gerçekleşen "Empower Tomorrow's Entrepreneurs" isimli Erasmus+ Gençlik Değişimi projesine katıldım. Bu proje benim için girişimcilik konusunda yeni şeyler öğrenmenin yanı sıra ilk defa yurt dışında kendi başıma hareket etme, farklı ülkelerden insanlarla tanışma ve başka bir kültürü yakından deneyimleme açısından da önemli bir deneyim oldu.
Proje boyunca farklı ülkelerden gençlerle aynı gruplarda çalıştık. Girişimcilik, iş hayatı, kişisel hedefler ve geleceğe dair beklentilerimiz üzerine çeşitli atölyelere katıldık. Fikirler geliştirdik, bunları grup içerisinde tartıştık, posterler hazırladık ve kısa sunumlarla diğer katılımcılara aktardık.
Projenin benim için güzel taraflarından biri de eğitimlerin çok yoğun olmamasıydı. Böylece sadece atölyelere ve grup çalışmalarına odaklanmak yerine Granada'yı keşfetmek, şehri tanımak ve farklı ülkelerden gelen insanlarla daha fazla vakit geçirmek için de zamanımız oldu.
Granada'ya İlk Yolculuk
Proje Türkiye'den çıktığımız uçak yolculuğuyla başladı. Madrid'e indikten sonra otobüsle Granada'ya doğru yola çıktık.
Uzun bir yolculuk olduğu için bu süreyi Türk takımı olarak birbirimizi daha yakından tanımak ve sohbet etmek için değerlendirdik. Projenin daha ilk saatlerinde birlikte zaman geçirmek, sonraki günlerde ekip olarak daha rahat iletişim kurmamıza yardımcı oldu.
Granada'ya akşam saatlerinde vardık ve konaklayacağımız otele yerleştik.
İlk defa böyle bir Erasmus+ gençlik değişimine katıldığım için hem heyecanlı hem de meraklıydım. Önümüzde bizi farklı ülkelerden insanların, farklı kültürlerin ve yeni deneyimlerin beklediğini biliyordum.
İlk Gün: Hayali Bir Ülke Kurmak
Projenin ilk günü daha çok tanışma ve birbirimizi anlamaya yönelik aktivitelerle başladı.
Tüm katılımcılar kendilerini tanıttı. Farklı ülkelerden gelen insanların kendilerini nasıl anlattığını dinlemek bile aslında kültürel farklılıkları görmeye başlamamız için iyi bir başlangıç oldu.
Daha sonra herkes kendi hayalindeki pasaportu tasarladı. Bu çalışma benim için eğlenceli olduğu kadar düşündürücü de oldu. Çünkü pasaport üzerinden aslında kendimizi, ilgi alanlarımızı ve hayal ettiğimiz dünyayı ifade etmeye çalıştık.
Ardından gruplara ayrıldık ve her grup kendi hayali ülkesini oluşturdu. Ülkemizin ismini, beş temel özelliğini ve bayrağını belirledik. Daha sonra oluşturduğumuz ülkeyi diğer gruplara sunduk.
Girişimcilikte de benzer bir süreç olduğunu düşünüyorum. Bir fikrin ortaya çıkması kadar, o fikri geliştirmek ve başkalarına anlatabilmek de önemli.
İş Hayatında Ayrımcılığı Konuşmak
Projenin ilerleyen günlerinden birinde iş hayatında karşılaşılabilecek ayrımcılıklar üzerine çalıştık.
Öncelikle bireysel deneyimlerimizi ve düşüncelerimizi paylaştık. Daha sonra gruplara ayrılarak iş görüşmelerinde sorulabilecek ve ayrımcı olabilecek soruları tartıştık.
Bu konuyu sadece teorik olarak konuşmak yerine canlandırma yapmamız benim için daha etkili oldu.
Gruplar içerisinde bazı kişiler işveren, bazı kişiler ise iş başvurusunda bulunan aday rolüne geçti. Ardından bir iş görüşmesi simülasyonu gerçekleştirdik.
Ayrımcı olabilecek sorular üzerinden ilerlerken iş görüşmelerinde adayların sadece bilgi ve becerileri üzerinden değerlendirilmesinin ne kadar önemli olduğunu tartıştık.
Bu çalışma girişimcilik konusuyla da bağlantılıydı. Çünkü girişimcilik sadece bir iş fikri oluşturmak veya bir şirket kurmak değil. Aynı zamanda insanların çalışma hayatındaki haklarını, farklılıklarını ve birbirlerine nasıl yaklaşmaları gerektiğini de düşünmeyi gerektiriyor.
Farklı ülkelerden insanların aynı konuya verdiği cevapları görmek de oldukça ilginçti. Bazı konularda benzer düşünürken bazı konularda kültürel farklılıklarımızın düşüncelerimize yansıdığını fark ettik.
Granada'da Tarihin İçine Girmek: Alhambra
Projenin en güzel günlerinden biri dersleri dışarı taşıdığımız gündü.
Granada'nın en önemli tarihi yapılarından biri olan Alhambra Sarayı'nı ziyaret ettik. Yol boyunca hocamız bize saray ve çevresi hakkında bilgiler verdi.
Alhambra'yı gezerken sadece bir turistik mekânı ziyaret etmiyorduk. Aynı zamanda Granada'nın ve Endülüs tarihinin önemli bir parçasını görme fırsatı buluyorduk.
Sarayın mimarisi, bahçeleri ve çevresindeki yapılar oldukça etkileyiciydi. Ayrıca çevrede bulunan müzeleri de gezdik.
Granada'yı tanımaya başladıkça şehrin tarihinin ve kültürel çeşitliliğinin ne kadar zengin olduğunu daha fazla fark ettim.
Boş Gün: Granada'yı Kendi Gözümüzle Keşfetmek
Proje programındaki boş günü Türk takımı olarak Granada'yı daha fazla keşfetmek için değerlendirdik.
Şehir merkezinde yürüdük, Granada Katedrali'ni ziyaret ettik ve daha sonra Albaicín sokaklarında dolaştık.
Özellikle Albaicín bölgesinde yürümek benim için çok keyifliydi. Dar sokakları, tarihi evleri ve şehrin farklı noktalarından görülen manzaralar Granada'nın kendine özgü atmosferini daha iyi anlamamı sağladı.
Bu gün aynı zamanda ilk kez yurt dışında kendi başıma hareket ettiğimi daha fazla hissettiğim günlerden biriydi.
Ulaşım konusunda karar vermek, nereye gideceğimizi planlamak, haritadan yol bulmak ve yabancı bir şehirde hareket etmek başlangıçta biraz heyecan vericiydi. Ancak gün içerisinde bunların hepsini kendimiz yapabildiğimizi görmek öz güvenimi artırdı.
Geleceğimizi Tasarlamak
Projenin sonraki günlerinden biri tamamen geleceğe yönelik hedeflerimiz üzerineydi.
Öncelikle herkes kendi geleceğiyle ilgili nasıl bir hayat istediğini düşünerek 10 madde yazdı.
Bu çalışma benim için biraz daha kişisel bir alan oluşturdu. Günlük hayatın yoğunluğu içerisinde gelecekte ne istediğimizi düşünmek bazen geri planda kalabiliyor. Burada ise doğrudan kendimize ve geleceğimize odaklandık.
Daha sonra bireysel olarak ortaya çıkardığımız fikirleri grup çalışmasına taşıdık. Bu fikirlerden yola çıkarak posterler hazırladık.
Ardından yine grup olarak bir ürün veya hizmet fikri geliştirdik. Fikrimizi diğer katılımcılara bir dakikalık kısa bir sunumla tanıttık.
Bir dakikada bir fikri anlatmak düşündüğümden daha zor oldu. Çünkü söylemek istediğimiz birçok şey vardı ancak bunların içerisinden en önemli noktaları seçmemiz gerekiyordu.
Aynı zamanda grup içerisinde herkesin fikrine yer vermek ve sonunda ortak bir ürün ortaya çıkarmak da önemli bir deneyimdi.
Kültürel Gece: Türkiye'yi Granada'da Anlatmak
Akşam ise projenin en renkli etkinliklerinden biri olan Cultural Night gerçekleşti.
Her ülke kendi kültürünü tanıtmak için yiyecekler, müzikler ve danslar hazırladı.
Türk takımı olarak biz de Türkiye'yi tanıtmak için çeşitli yiyecekler götürdük. Lokum, şalgam ve cezerye gibi farklı lezzetleri diğer katılımcılara ikram ettik.
Bunun yanında geleneksel müziklerimizi dinlettik ve bir kültürel dansımızı diğer katılımcılara öğretmeye çalıştık.
Farklı ülkelerin masalarını tek tek gezmek oldukça keyifliydi. Bir ülkede kullanılan bir yemeğin nasıl hazırlandığını öğrenmek, başka bir ülkenin geleneksel dansını görmek veya bir müziğin hikâyesini dinlemek kültürel paylaşımı çok daha gerçek hale getiriyordu.
Son Gün: Kendimizi Bir Ürün Gibi Tanıtmak
Projenin son gününde bu kez odak noktası doğrudan kendimizdik.
Europass CV oluşturduk. Daha önce farklı yerlerde CV hazırlamış olsam da burada farklı bir yöntemle kendi güçlü yönlerimize odaklandık.
Kendimizi bir ürün gibi düşünerek kişisel pazarlama çalışması yaptık.
Bu çalışma ilk bakışta biraz farklı görünse de aslında girişimcilik temasının kişisel tarafını ortaya çıkarıyordu. Bir girişimci kendi fikrini veya ürününü nasıl anlatıyorsa, bireyin de kendi becerilerini, deneyimlerini ve güçlü yönlerini doğru şekilde ifade edebilmesi gerekiyor.
Bu nedenle kendi güçlü yönlerimi yeniden düşünme fırsatı buldum. Neleri iyi yaptığımı, hangi alanlarda deneyim sahibi olduğumu ve kendimi başkalarına nasıl daha doğru anlatabileceğimi düşündüm.
Girişimcilik Bana Ne Kattı?
Bu proje boyunca girişimciliğe sadece şirket kurmak veya ticari bir fikir geliştirmek olarak bakmamayı öğrendim.
Girişimcilik aynı zamanda bir ihtiyacı fark etmek, bir fikir üretmek, bu fikri geliştirmek ve başkalarıyla birlikte hayata geçirebilmekle ilgili.
Grup çalışmalarında farklı ülkelerden insanlarla birlikte çalışmak bu açıdan benim için oldukça faydalı oldu.
Aynı probleme farklı insanların farklı çözümler üretebildiğini gördüm. Bazen benim aklıma gelmeyen bir fikir başka bir katılımcının önerisiyle ortaya çıktı. Bazen de bir fikrin eksik olduğunu grup içerisindeki tartışmalar sayesinde fark ettik.
Bu süreç iletişim becerilerimi de geliştirdi. Ayrıca kısa sunumlar sayesinde kendimi ifade etme konusunda daha fazla pratik yaptım.
İlk Yurt Dışı Deneyimimin Bana Öğrettikleri
Bu proje benim için girişimcilik eğitiminin ötesinde kişisel bir deneyimdi.
İlk defa yurt dışında kendi başıma yol buldum. Farklı bir ülkede ulaşım kullandım, yeni insanlarla tanıştım ve yabancı bir ortamda sosyalleştim.
Başlangıçta bilmediğim bir şehirde hareket etmek biraz zorlayıcı olsa da zaman geçtikçe kendime daha fazla güvenmeye başladım.
Granada'da geçirdiğim zaman bana başka bir ülkeyi sadece turist olarak ziyaret etmekten farklı bir deneyim yaşattı. Bir hafta boyunca orada yaşayan insanları, sokakları, kültürü ve günlük hayatı gözlemleme fırsatım oldu.
Aynı zamanda farklı ülkelerden gençlerle arkadaşlık kurdum. Onların ülkelerini, eğitim hayatlarını, günlük yaşamlarını ve kültürlerini tanıdım.
Granada'dan Geriye Kalanlar
Empower Tomorrow's Entrepreneurs, benim için hem girişimcilik hem de kişisel gelişim açısından önemli bir Erasmus+ deneyimi oldu.
Bir hafta boyunca farklı ülkelerden gençlerle birlikte fikirler geliştirdik, grup çalışmaları yaptık, sunumlar hazırladık, kültürel etkinliklere katıldık ve Granada'yı keşfettik.
Projenin eğitimlerinin çok yoğun olmaması da benim için önemliydi. Böylece öğrenme süreci ile şehri keşfetme ve insanlarla sosyalleşme arasında güzel bir denge kurabildik.
Granada'nın tarihi sokaklarında yürümek, Alhambra'yı görmek, Albaicín'i keşfetmek, farklı ülkelerin kültür gecelerine katılmak ve Türkiye'yi diğer katılımcılara anlatmak bu deneyimin eğitim kısmı kadar önemliydi.
En önemlisi ise ilk defa yurt dışında kendi başıma hareket edebilmiş olmak bana önemli bir öz güven kazandırdı.
Bu proje bana yeni bir şehir, yeni insanlar ve yeni kültürler kazandırırken aynı zamanda kendi güçlü yönlerimi daha iyi tanımamı sağladı. Fikir üretmenin, ekip içerisinde çalışmanın, kendini doğru ifade etmenin ve farklı bakış açılarını bir araya getirmenin ne kadar değerli olduğunu deneyimledim.
Empower Tomorrow's Entrepreneurs Erasmus+ Proje Katılımcısı Yücel Kültür Vakfı Genç Sayfa Erasmus+ Deneyim Yazıları