Yeşille Temas: Shinrin-yoku
Bir fotoğrafın dikkatimi çekmesiyle “orman banyosu” kavramını duydum. Ağaca sarılan, gözleri kapalı bir çocuk fotoğrafıydı. Yüzünden huzurlu ve dingin bir ortamda, rahatlamış bir zihnin hafifliği okunuyordu. Sakinlik ve huzur diye fısıldayan bir fotoğraf. Japonca adıyla Shinrin-yoku resmi olarak tanınmış, doktorlar tarafından önerilen bir sağlık etkinliği. Üstelik ulaşılabilir ve görece az maliyetli bir seçenek. Orman atmosferini içine çekmek, ormanda nefes almak gibi ifadelerle açıklanıyor. Ormanda yürümek, kendi ayak seslerinizi duymak, oturup ağaçları izlemek, yapraklara dokunmak ve detaylarını fark etmek, seslerin hangi kuşlara ait olduğunu merak etmek, toprak kokusunu içine çekmek... Hangisini isterseniz bu etkinliğe dahil edebilirsiniz. Önemli olan nerede olduğunuzu fark etmeniz ve dikkatinizi vermeniz.
Orman banyosu ilk olarak Japonya'da sanayileşme ve hızlı teknolojik gelişmeler yüzünden artan stres için kullanılmaya başlanmış. Hızlı olma çabası, çalan alarmlar, ardı ardına gelen bildirimler... Enerjimizi ve dikkatimizi tüketmeye kararlı ‘gelişmiş’ bir dünya. Bu dünyanın insana etkisini Richard Louv “Doğa Eksikliği Sendromu” olarak adlandırmış. Giderek doğada daha az vakit geçirmek, doğadan kopmak. Shinrin-yoku tam da bu noktada doğru tedavi olabilir. Okumak isterseniz Louv’un kitabının adı “Doğadaki Son Çocuk”, ben okuma listeme ekliyorum.
Az çok hepimiz ormanda yürümenin, temiz hava almanın iyi geleceğini biliyoruz. Orman banyosu ise bu bilginin bilimsel temellere dayandırılmış ve tanımlanmış karşılığı. Kendimizi dinleyerek iyi geldiğini gördüğümüz bir aktivitenin kavramlaştırılması, araştırmalarla onaylanması umarım bunu bir alışkanlığa dönüştürmemize yardımcı olur. Şimdi bunlara bakabiliriz: Araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre ormana ilkel bir eczane benzetmesi yapabiliriz.
Orman banyosunun zihin için oldukça dinlendirici olduğu ve stres seviyesini düşürdüğü kaydedilmiş. Vücut direncini artırdığı ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği gözlenmiş. Ayrıca kan basıncını düşürmesi ve depresyon belirtilerini azaltması da araştırmalarda yer alıyor. Benim için en önemli bulgulardan biri de uyku kalitesini düzenlemesi. Güzel bir piknikten dönünce rahat uyuduğunuzu hatırlıyor olabilirsiniz. Bunu yorgunluğa bağlarız, ama aslında ormanın, yeşilin bizde bıraktığı etkinin bilimsel bir karşılığıymış. Katıldığım bir eğitimde huzurlu ve güvenli hissettiğimiz bir yer hayal etmemiz istenmişti. Katılımcıların bir kısmı deniz kıyısını seçerken, büyük bir kısmı da ağaçlar arasında bir su kenarı hayal etmişti. Benim seçimimde de sıcak güneş ışıkları ve bolca yeşillik vardı.
Orman banyosu kulağınıza çok teknik ve planlanmış geliyor olabilir. Ama bundan faydalanmak için illa büyük bir orman, dağ yürüyüşü, birkaç günlük bir kamp deneyimi beklemenize gerek yok. En yakınınızdaki park, yeşillik sizin küçük ormanınız olabilir. Sadece oturun, etrafınıza kulak verin, belki kuşların, belki de cırcır böceklerinin sesini duyarsınız. Nefes alışverişinize, yüzünüze değen rüzgâra odaklanın, fark edin. Yumuşak ve nemli çimenlere, pürüzlü ağaç kabuklarına dokunun. Teknolojiden, kalabalıktan, şehrin gürültüsünden uzakta geçireceğiniz dakikalar farkında bile olmadığınız ihtiyaçlarınıza yanıt verebilir. Zihinsel yükleri, kaygılı düşünceleri sakince yere bırakabilir, eve dinlenmiş, en azından mola vermeyi başarmış bir zihinle dönebilirsiniz.
Vildan Demiralay
Yücel Kültür Vakfı
Gönüllü Yazar
