Genç Sayfa
#sürdürülebilirlik #iklimadaleti #siviltoplum #yereldireniş #ekolojikyurttaşlık

Sürdürülebilirliğin Diğer Yüzü: İklim Adaleti ve Yerel Direnişin Gücü

Günümüzde “sürdürülebilirlik” kavramı, ne yazık ki büyük ölçüde şirketlerin yeşil aklama stratejilerine, karbon nötr hedeflerine veya sadece yenilenebilir enerji yatırımlarına indirgenmiş durumdadır (Klein, 2015). Ancak güneş panelleri veya elektrikli araçlar, ekolojik krizin teknik boyutuna bir cevap sunsa da krizin derinindeki sosyal yaralara merhem olamamaktadırlar. Gerçek sürdürülebilirlik doğayı sadece bir “kaynak”, insanı da sadece bir “tüketici” olarak gören paradigmanın reddedilmesiyle başlar.

Bu noktada devreye “İklim Adaleti” kavramı girer. İklim adaleti, sürdürülebilirliği bir mühendislik problemi olarak değil, bir insan hakları ve toplumsal eşitlik mücadelesi olarak ele alır. İklim değişikliği, sınır tanımasa da etkileri bakımından oldukça ayrımcıdır. Küresel ısınmanın yarattığı kuraklık, sel ve gıda krizlerinden en çok etkilenenler, bu krize en az katkıda bulunan dezavantajlı gruplar ve Küresel Güney ülkeleridir (Martinez-Alier, 2014).

Bu doğrultuda sürdürülebilirlik mücadelesi, atmosferdeki karbonu azaltmanın yanı sıra karar alma mekanizmalarındaki eşitsizliği gidermek ve doğal varlıkların kullanım haklarını şirketlerden alıp halka iade etmek demektir. Sürdürülebilirlik, yerel halkın kendi yaşam alanları üzerinde söz sahibi olması, yani bir “mekânsal adalet” talebidir (Soja, 2017).

Mekân üzerindeki bu adalet arayışına paralel olarak iklim adaleti ekseninde gönüllülük de pasif eylemlerden sıyrılarak “aktif ekolojik yurttaşlığa” evrilmiştir (Shiva, 2021). Sivil toplum ise bu süreçte üç stratejik işleve sahiptir: Yerel mağduriyetleri küresel kamuoyuna duyurmak, mücadeleyi bilimsel ve hukuki zeminle güçlendirmek ve farklı toplumsal kesimler arasında organik dayanışma ağları örmek.

Sonuç olarak, sürdürülebilirlik bir teknoloji yarışı değil, bir adalet terazisidir (Bookchin, 2019). İklim krizinin çözümü devasa rüzgâr türbinlerinin gölgesinde ezilen yerel halkta değildir. Çözüm; kendi enerjisini üreten, suyunu koruyan ve doğayla hiyerarşik olmayan bir ilişki kuran güçlendirilmiş yerel topluluklardadır.

Merve Tosun
Yücel Kültür Vakfı
Gönüllü Yazar

Kaynakça

Bookchin, M. (2019). Özgürlüğün Ekolojisi: Hiyerarşinin Ortaya Çıkışı ve Çözülüşü. (Çev. A. R. Kural). Sümer Yayıncılık.

Klein, N. (2015). İşte Bu Her Şeyi Değiştirir: Kapitalizm, İklime Karşı. (O. Akınhay, Çev.). Agora Kitaplığı.

Shiva, V. (2021). Yeryüzü Demokrasisi. (Çev. A. K. Sönmez). Sinek Sekiz Yayınevi.

Soja, E. W. (2017). Mekânsal Adalet Arayışı. (Çev. E. D. Özdemir). Sel Yayıncılık.

YKV Content:1731