Eğitim Metaforunda Gençlerin STK’larda Yeri ve Etkileri
Eğitim, bireyin sosyal ve bilişsel gelişimini destekleyen, hedeflediği meslekî doğrultuda ilerlemesine katkı sağlayan ve yaşam öyküsünde etkili olan, bir ömür boyu süren bir serüvendir. Hayat boyunca devam eden eğitim serüveni, yenilikçi fikirlerin projelere dönüştürülmesini ve sürdürülebilir yaklaşımlarla ilerlemeyi mümkün kılar. Kısa ve uzun süreli programlar, atölyeler ve benzeri çalışmalar, büyüme ve gelişme odaklı olarak topluma temas eden ve etkili bir alandır.
Günümüzün hızla gelişen çağında, eğitim serüveninin başrollerinde birebir muhatap olan kuşak, akademik ifadeyle “Z kuşağı”, diğer bir ifadeyle “yeni nesil” olarak adlandırılmaktadır. Z kuşağından kısaca bahsetmek gerekirse: Çok çabuk gelişme ve değişim gösteren, yenilikçi yaklaşımları vardır. Aynı zamanda esnek çalışma anlayışına sahip, teknolojiyle iç içe olan, bilgiye hızlı erişim sağlayan ve bilgiyi etkin biçimde aktarabilen bireylerdir. Bu aktif enerjileri ve kendini ifade etme becerileriyle öne çıkan gençler, Z kuşağı olarak tanımlanmaktadır.
Yeni nesil olarak adlandırdığımız bu kıymetli gençlerimiz, büyüme ve gelişimde başrol olduğu eğitim camiasında; gerek yetenekleri, gerek kendilerini geliştirmek istedikleri alanlarda, gerek sosyal girişimcilik ve inovasyon gibi çalışmalarda birçok alanda kariyer gelişimlerini destekleyerek ülkemizin toplumsal refahını zirveye taşıyacaklardır. Peki hangi alanlarda dersek;
Eğitim
Teknoloji ve inovasyon
Girişimcilik
Üretim
Yapay zekâ ve materyaller
Siyaset, hukuk ve STK’larda yer alan pek çok kamusal alanda başarıya götürecekler, götüreceklerine de inanıyorum.
Z kuşağının gelişim alanlarında etkili olabileceğini söyledik, peki gençlerin neden STK’larda yeri vardır? STK’nın açılımı Sivil Toplum Kuruluşu’dur. Sivil toplum kuruluşları, bağımsız çalışan, günümüzün ihtiyaçlarına göre kültürel, eğitimsel, politik ve sosyal faaliyetler geliştirerek bu çalışmaları projeye dönüştüren ve toplumla buluşturan yapılardır. Ayrıca kâr gütmeyen, bağış ve üyelik sistemiyle devam eden, gönüllülük esasına dayalı platformlardır. Bağışlar hayırseverler tarafından sağlanmakta olup ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaktadır.
Kendi yaşam öykümüzde de hem bireysel hem de gelişim dünyamıza etki eden, topluma farkındalık kazandıran ve gelişime katkı sunan pek çok destekleyici proje bulunmaktadır. Bu noktada, hâlen etkisini sürdürmekte olan Sivil Toplum Kuruluşlarında gençlerin başrolde olduğu ve eğitim serüveninde önemli bir role sahip olduğu görülmektedir. Peki, eğitim sürecinde Sivil Toplum Kuruluşlarının rolü var mıdır? Bu soruyu belki düşündük, belki de hiç düşünmedik. Gelin, birlikte düşünelim.
Eğitim Dünyasında Başrolü Olan Z Kuşağının STK’lardaki Rolleri
Diksiyon, iletişim ve hitabet becerilerinin gelişmesi
Problem ve çözüm odaklı düşünme becerilerinin artması
Aktif demokrasiye katılım sağlamaları
Gelişime açık olmaları ve gelişim odaklı projeler üretmeleri
Liderlik ve yöneticilik becerilerini etkin biçimde kullanabilmeleri
Teknoloji ve inovasyon alanlarında destekleyici rol üstlenmeleri
Toplumsal konulara yaklaşımlarında yüksek empati becerisine sahip olmaları
İlgi alanları, yetenekleri veya geliştirmek istedikleri meslekî alanlar doğrultusunda projeler üretmeleri ve topluluklara kolay erişim sağlamaları
Araştırma ve sunumlar hazırlayarak bunları ilgili alanlara ulaştırmaları ve toplumsal refaha katkı sunmaları
Z Kuşağının STK’larda Aldığı Görevlerin Bıraktığı Etkiler
Kendini tanımayı öğrenme
Motivasyon düzeyinin artması
Duyguları tanıma ve heyecan kontrolü sağlama
Değerleri benimseme
Akran iletişimlerinde pozitif yaklaşım geliştirme
Empati düzeyinin yükselmesi
Mutluluk ve güler yüzlü bir tutum kazanılması
Kübra Nur Dündar
Yücel Kültür Vakfı
Gönüllü Yazar
