Genç Sayfa
#büyümek #hayaller #kişiselgelişim

Büyümek

Tüm çocuklara en az bir kere sorulan, her sorulduğunda birbirinden şen, birbirinden sevimli cevaplar alınan o sorudur: “Büyüyünce ne olacaksın?” Peki, siz bu soru size ilk sorulduğunda nasıl cevap verdiğinizi hatırlıyor musunuz?

Herkesi iyileştirebilen bir doktor, her yere uçabilen bir süper kahraman, hayvanlarla konuşabilen bir veteriner, pofuduk elbiseleri ve parlak tacı olan bir prenses, herkesin kalbine dokunan bir öğretmen… Ben şahsen bana sorduklarında hiç düşünmeden “Öğretmen!” diye atlardım.

Peki, çocukken gerçekten istediğimiz, büyüyüp o mesleğin başına geçmek miydi acaba? Yoksa yetişkinlerin dünyasının floresan ışıkları bizim çocuk gözlerimize büyülü parıltılar gibi mi gelmişti? Yetişkin olmak; kimsenin sana hayır diyememesi, istediğini yemek, istediğin saatte uyumak, istediğin kadar çizgi film izlemek ve çocukken doya doya yapamadığın her şeyi yapabileceğin bir alan gibi gelir çocuk gözlerimize. Lakin yıllar, bazen isteyebileceğinizden de hızlı akar ve bir bakarsınız, küçükken çok büyük sandığınız bir yaşta, küçük kalbinizle duruyorsunuz. İşte o anda bir soru geliyor önünüze: “Şimdi ne yapacaksın? Ne olacaksın?” Daha dün gibi hatırladığınız hayaller artık büyümüş gözlerinizde gittikçe imkânsızlaşıyor, siliniyor. Hayalleriniz hedeflere dönüşüyor. “Ben büyüyünce…” dediğinizde insanlar size gülmeye başlıyor: “Daha nereye büyüyeceksin, koca kız oldun!”

Peki, ben daha da büyümek istiyorsam ne olacak? Bir adım daha, bir adım daha atmak; kitaplarımda okuduğum yetişkinler kadar cesur olmak istiyorsam… Biraz yorgunum belki, belki birazdan da fazla. Yetişkin hissettiğim tek yönüm de bu aslında.

Ama düşünüyorum da yürürken tökezlemek, bazen adımlarından emin olmamak da büyümenin bir parçası değil mi? Bilinmezlik içinde umutsuz hissetmek aslında hayatın önüne istediğin gibi yazıp çizebileceğin bir sayfa koyması değil mi? O zaman büyümek gerçekten yaşımızda mı saklıdır, yoksa attığımız her adım büyüme yolculuğunun bir devamı mıdır?

Bence büyümek sadece çocuklukla sınırlı bir süreç değil. Büyümek, hayatın tamamına yayılan, insanın ve tüm insanlığın o bitmek bilmeyen genişleme yolculuğudur. Ruhumuzun büyüme yolculuğu asıl, bedenimiz büyümeyi bıraktığında başlıyor. Floresan ışıklarının altındaki o soğuk gerçeklik ne derse desin; otuzunda da, ellisinde de, yetmişinde de insan hâlâ “Ben büyüyünce…” diye başlayan o tılsımlı cümleyi kurabilir.

Çünkü hayat durağan bir bitiş çizgisi değil. Yarınki versiyonumuz, bugünkünün biraz daha büyümüş, biraz daha öğrenmiş hâli olacak.

Eğer koca kız olmak, hayal kurmayı bırakıp sadece hedeflerin ve zorunlulukların peşinden koşmak demekse ben o sınırları kabul etmiyorum. İçimdeki o yorgunluğa ve korkuya şefkat göstererek her gün yeni bir adım atmaya, her gün biraz daha kendim olmaya devam etmek istiyorum. Ve tekrardan, özgürce, herkesin duyabileceği bir şekilde söylemek istiyorum: Ben büyüyünce çocukken kurduğum hayallere layık bir insan olacağım.

Feyza Tekinkaya
Yücel Kültür Vakfı
Gönüllü Yazar

YKV Content:1900