Genç Sayfa
#gönüllülük #siviltoplum #dayanışma #gelecek #alternatifyarınlar

Gönüllülük ve Sivil Toplumla Gelişen Dünya: Alternatif Yarınlar

Ben size yarından sesleniyorum. Aslında iki farklı yarından. Çünkü bugün sizin aldığınız kararlar ya da alamadığınız kararlar bizi iki ayrı geleceğe ayırdı. İki alternatif gelecek oluştu.

Birinci Yarın:

Bu yarında gönüllülük ve sivil toplum hiç var olmadı. İnsanlar yalnızca kendi hayatlarına yetişmeye çalıştı, kendileriyle ilgilendi. Kimse kafasını kaldırıp etrafına bakmadı. “Birlikte” kelimesine zaman ayırmadı. Parklar, yeşil alanlar yavaş yavaş kayboldu, çünkü onları savunacak kimse kalmadı. Ağaçlar kesildiğinde itiraz eden olmadı, denizler kirlendiğinde kimse ses çıkarmadı. İtiraz edecek hiç kimse yoktu.

İnsanlar sorunların çözümünü yalnızca devletten ya da başkalarından bekledi. Kimse elini taşın altına koymadı. Dayanışma unutulmuş bir kelimeye dönüştü.

Bu dünyada çocuklar gri binalar arasında büyüdü, dışarıda özgürce oyunlar oynayabilecekleri alanlar yoktu. Temiz su bir ayrıcalık, temiz hava ise yalnızca bir hatıra olmuştu artık. Kimse geleceği düşünmüyordu, çünkü herkes bugünü kurtarmaya derdindeydi. Yarın ne olacağını ya da ne olmayacağını düşünen yoktu.

İkinci Yarın:

Bir de başka bir yarın var. Bu yarında insanlar hayattaki bazen bize küçük veya önemsiz gözüken şeyleri de önemsemeyi öğrendi. İnsanlar birbirine daha çok vakit ayırdı beraberlik duygusu doldu taştı, bu durum insanları hem mental hem fiziksel açıdan güçlendirdi. Değer vermek artık sadece maddi değil, gönülden ve kalptendi.

Gönüllülük, boş zamanlarda yapılan bir iş değil; yaşamın doğal akışında seyreden bir parça oldu. Gençler, yaşlılar, çocuklar tanıdık tanımadık herkes birlikte birbiri için çabalıyordu… Herkes bir şekilde sorumluluk alıyordu.

Bu sayede, sivil toplum güçlendi. Artık insanlar bir araya geldiğinde birlikten kuvvet doğduğunu biliyordu; bu anlarda seslerinin daha güçlü çıktığını fark ettiler. Bir parkı korumak için imza atanlar, bir dereyi temizlemek için gönüllü olanlar, bir çocuğun eğitimine destek verenler vardı bu yarında. Kimse “Benim katkım neyi değiştirecek ki?” deyip kendi yaşantısına devam etmiyordu.

Bu dünyada sürdürülebilirlik sadece bir kavram değil, insana dair bir alışkanlıktı. Tüketirken gelecekteki nesilleri düşünmek, doğaya saygı duymak, geleceği hesaba katarak hareket etmek… Sürdürülebilirlikle beraber yarın, bugünden daha yaşanabilir bir hal aldı.

Ağaçlar hâlâ yemyeşil. Denizler hâlâ masmaviydi. İnsanlar, kendilerinden sonra gelen nesillere kendilerininki kadar güzel ve yaşanabilir bir dünya bırakabiliyordu.

Ve şimdi size soruyorum ben geleceğim. Ama hangi gelecek olacağımı siz belirliyorsunuz, sizin davranışlarınız belirliyor. Bugün attığınız küçük adımlar, gönüllü olduğunuz bir saat, destek verdiğiniz bir sivil toplum çalışması… Hepsi yarının şeklini değiştiriyor.

Peki sen, hangi yarının parçası olmak istiyorsun?

Beste Karar
Yücel Kültür Vakfı
Gönüllü Yazar

YKV Content:1721