Sadece bir üniversiteden mezun olmanın iyi bir gelecek kurmak ve güzel bir kariyerde ilerlemek için yeterli olmadığı, gençlerin kafasını çevirdiği her alanda bilinmezliklerle karşılaştığı günümüz şartlarında, akıl ve ruh sağlığını korumak, strese kendini kaptırmamak oldukça zor. Bunun için de gençlerin psikolojik dengelerini korumak için, her şeyden önce kendi duygularını tanıyabilmeleri, kelimelere dökebilmeleri ve bu duygularla sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmeleri gerekir.
Kendi duygularını tanımak, kişinin sağlıklı ilişkiler kurabilmesi ve kendi davranışlarını yönetebilmesi için önemlidir. Ancak bu, devamlı duygusal değişimlere maruz kalan gençler için özellikle zordur. Gün içerisinde sürekli olarak hissedilen duyguları sesli bir şekilde adlandırmak, zor bir durumla karşı karşıya gelindiğinde hemen tepki vermek yerine düşünmek için kendine zaman tanımak ve günlük tutmak kişinin kendi duygularını tanımasına yardımcı olabilecek davranışlardır.
Duygularını tanıyan ve duygusal dayanıklılık kazanan gençler stresle baş etme konusunda çok daha başarılı olurlar. Duygusal dayanıklılığın gelişebilmesi için ise stres yok edilmesi gereken bir düşman olarak değil, kontrol edilmesi gereken bir süreç olarak değerlendirilmelidir. Çoğunlukla insanlar tarafından büyük bir tehdit olarak algılanan stres, kontrol altına alındığında kişiye hem motivasyon hem de disiplin sağlayabilir. Yaşanan olumsuzluklar karşısında hemen pes etmemek, sorun değil çözüm odaklı olmak, düzenli olarak nefes egzersizleri yapmak, fiziksel aktivitelerle uğraşmak, hobi edinmek stresle başa çıkmada kişiye yardımcı olabilecek aktivitelerdir. Stresin, kişinin kendi başına kontrol altına alamayacağı seviyeye gelmesi durumunda bir profesyonelden yardım almak veya güvenilen birisiyle konuşmak oldukça önemlidir. Duygusal dayanıklılığın geliştirilmesinde önemli rol oynayan bir diğer etken ise bireyin öz güven sahibi olmasıdır. Kendi güçlü yönlerinin farkında olması, üstesinden geldiği zorlukları ve elde ettiği başarıları kendine hatırlatması kişinin kendine olan güvenini artırır. Kendine güvenen bireyler için yapılan her hata, neyi farklı yapabileceklerini fark etmeleri için bir fırsat sunar ve bu farkındalık, gelecekte karşılaşacakları sorunları daha olgun bir şekilde ele almalarını sağlar.
Sonuç olarak, kendi duygularını tanıyabilen, stresi kendi avantajına kullanabilen ve öz güvenini koruyabilen gençler, yalnızca karşılarına çıkan zorlukları aşmakla kalmaz, aynı zamanda bu süreçten öğrenerek büyür ve gelişirler. Bu beceriler sayesinde karşılarına çıkan sorunları daha sakin değerlendirebilir ve kendi hayatlarına güvenle yön verebilirler.
Feyza Tekinkaya
Yücel Kültür Vakfı
Gönüllü Yazar