Aynadaki Sanat
Sanat ne ifade ediyor? Estetik, güzellik, zevk, duygular… Sadece bu kadar mı?
Sanat her şeyi ifade edebilir. Ses çıkarmak, farkındalık oluşturmak, dikkat çekmek, değiştirmek için kullanılabilir. Pahalı, elit, ulaşılması zor etiketini kullanan sanatçılar olduğu kadar sanatını değişim için kullanan sanatçılar da var. İlk bakışta bir resim, heykel size bir protesto yürüyüşü kadar etkili görünmeyebilir. Pasif, daha az gürültülü, hatta sessiz gelebilir gözünüze. Ama aynı zamanda kalıcı etki bırakan, etkileyici bir eyleme de dönüşebilir.
Günümüzde toplumsal olaylarda kullanılabilecek en etkili mücadele yollarından biri de derdini sanatla anlatmak diye düşünüyorum; kararlılığı, hatta öfkeyi dönüştürmek. Her şey olabilir. Şarkı sözleri, resimler, videolar, duvar resimleri, heykeller… Ne kullanmak isterseniz ya da ne göstermek isterseniz.
Sanat sanat için midir toplum için midir? Edebiyat derslerinizden aklınızda kalan ne var bilmiyorum. Ama ben sanatın toplumdan beslendiği ve toplumu beslediği görüşüne katılıyorum ve beslemesi gerektiğine. Yaşananları gören, bunları eserlerinde kullanan sanatçılar gerektiğinde bu ifade gücünü yine toplum için kullanmalı, müzikal bir ses tonuyla gerçekleri söyleyebilmeli.
Bertol Brecht’in “Sanat gerçekliği yansıtan bir ayna değil, onu şekillendiren bir çekiçtir.” sözü bu görüşü özetliyor. Sadece yaşananlar değil, yaşanması ya da yaşanmaması gerekenler de yer bulmalı sanat eserlerinde. Sanatçılardan bunu beklerken biz dinleyiciler, izleyiciler de bunun farkında olmalıyız. Güzel olan yanında düşündüren, sorgulatan eserlere hak ettiği değeri vermeliyiz.
Gençlerin aktif katılım, savunuculuk gibi konularda bilinçlenmesini, güçlenmesini hedeflerken sanatın kullanımı da teşvik edilmeli. Kendilerini değişim için yetersiz, etkisiz gören gençlere farklı yollarla da ses çıkarabilecekleri gösterilmeli. Çevre sorunları, çocuk hakları, kadına şiddet gibi konularda çalışan sanatçılar daha çok öne çıkarılıp gençlerle buluşmalar artırılmalı. Bu aktiviteler yapılsa da çoğunluğa baktığımızda yetersiz kaldığını düşünüyorum. Bu noktada yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ve sanatçılar daha çok sorumluluk almalı.
Biz de bir sanat eserine hayran kalırken aynı zamanda neyi işaret ettiğini, ne göstermek istediğini düşünmeliyiz. Sanat sadece zevk aldığımız estetik bir deneyim değil; aynı zamanda değişim aracı olabilecek çok güçlü bir ifade alanıdır.
Vildan Demiralay
Yücel Kültür Vakfı
Gönüllü Yazar
